<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Muhasebe &#187; Yazarlar</title>
	<atom:link href="http://www.muhasip.net/kategori/yazarlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.muhasip.net</link>
	<description>Muhasebe, sosyal güvenlik, maliye, finans, ekonomi, gündem, mevzuat son haberler</description>
	<lastBuildDate>Thu, 14 May 2009 14:09:42 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Yevmiyenin arka yüzü</title>
		<link>http://www.muhasip.net/yevmiyenin-arka-yuzu/</link>
		<comments>http://www.muhasip.net/yevmiyenin-arka-yuzu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2009 22:54:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[bumin doğrusöz]]></category>
		<category><![CDATA[gelir vergisi]]></category>
		<category><![CDATA[gv]]></category>
		<category><![CDATA[vergi usul kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[vuk]]></category>
		<category><![CDATA[yasal defterler]]></category>
		<category><![CDATA[yevmiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhasip.net/?p=216</guid>
		<description><![CDATA[Bilgisayar teknolojisinin gelişmesi ile defter uygulaması yerini bilgisayar sayfalarına bırakmıştır. Tabii ki bu durumda, Vergi Usul Kanunu&#8217;nun defter tasdikine ilişkin düzenlemelerinin sayfalar için de geçerli olması söz konusu olmuştur.
Defter tutma zorunluluğunda olan mükellefler, teknolojinin gelişmesi ile oluşan bu duruma göre her yıl aralık ayında yeterince bilgisayar sayfası tasdik ettirmekte, yıl içinde bitince de yeni sayfaları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilgisayar teknolojisinin gelişmesi ile defter uygulaması yerini bilgisayar sayfalarına bırakmıştır. Tabii ki bu durumda, Vergi Usul Kanunu&#8217;nun defter tasdikine ilişkin düzenlemelerinin sayfalar için de geçerli olması söz konusu olmuştur.</p>
<p>Defter tutma zorunluluğunda olan mükellefler, teknolojinin gelişmesi ile oluşan bu duruma göre her yıl aralık ayında yeterince bilgisayar sayfası tasdik ettirmekte, yıl içinde bitince de yeni sayfaları tasdik ettirerek kullanmaktadırlar.</p>
<p>Ancak muhasebe kayıtları bilgisayarda yasal süre içinde yapılmakla birlikte, sayfaya bastırılması işlemi yasal sürede değil de yıl sonlarında yapılmaktadır. Ancak bu defa mükellefleri bir risk beklemektedir. Buradaki temel risk, özellikle sürekli formlu yevmiye defterinin, yani yevmiye kayıtlarının yazdırılması için tasdik ettirilmiş sayfa adedinin yetmemesidir. Bu yetersizlik genellikle yıl sonunda fark edildiğinden, geçerli süresinde sayfa tasdik ettirmek de mümkün olamamaktadır.<span id="more-216"></span></p>
<p>Bu durumdaki mükellefler çare olarak, bir yüzü tasdikli ve basılı sayfaların, arka yüzüne çıktı almaktadırlar. Ayrıca kayıtların tasdikli sayfaların ön yüzü yerine yanlışlıkla arka yüzüne bastırıldığı da uygulamada görülen bir durumdur.</p>
<p>Burada karşımıza çıkan sorun, sayfanın arka yüzüne bastırılan kayıtların geçerli olup olmayacağıdır. Bir başka deyişle, böyle bir durumda usulünce tutulmamış bir defterden söz edilerek, yaptırım uygulanabilir mi, örneğin KDV indirimleri reddedilebilir mi?</p>
<p>Bu noktada Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü 2.11.2003 gün ve 50774 sayılı özelgesinde görüşünü, &#8220;yevmiye defterine yapılan kayıtların tasdikli defter-i kebire süresince ve usulüne uygun kaydedilmesi şartıyla, yevmiye defterinin arka sayfalarında yer alan kayıtlara dayalı KDV indirimlerinin bu çerçevede kabulünün mümkün olduğu&#8221; şeklinde açıklamıştır.</p>
<p>Bu görüş yargı tarafından da genelde ve yerinde olarak benimsenen görüş olmakla birlikte Danıştay 7. Dairesi görüşünü aksi yönde oluşturmuştur. Örneğin dairenin E.2001/4619 K. 2002/167 sayı ve 21.1.2002 tarihli kararıyla Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 225/b maddesinin lafzını gerekçe almak suretiyle müteharrik yapraklı yevmiye defterinin tasdiksiz arka yüzüne yapılan kayıtlar geçersiz kabul edilerek KDV indirimlerinin reddi yoluyla yapılan bir tarhiyatı &#8220;diğer defterlerdeki kayıtlarla karşılaştırılmasının yapılmadığı&#8221; gerekçesi ile iptal eden bir vergi mahkemesi kararını bozmuştur. Daire görüşünü, &#8220;müteharrik yapraklı yevmiye defterinin tasdiksiz arka kısımlarına yapılan kayıtların kanuni deftere yapılmış kayıt olarak kabulüne olanak bulunmadığı&#8221; şeklinde açıklamıştır. Danıştay 7. Dairesi&#8217;nin sonraki içtihatları da aynı yönde oluşmuştur (Örnek: E. 2002/1696 K.2005/569 T.4.4.2005)</p>
<p>Ancak Danıştay 7. Dairesi&#8217;nin aynı yöndeki bir başka bozma kararına karşı Denizli Vergi Mahkemesi&#8217;nce verilen bir ısrar kararının temyizi dolayısıyla konuyu değerlendiren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E. 2005/110 K.2005/177 sayı ve 17.6.2005 tarihli kararında &#8220;müteharrik yapraklı yevmiye defterinin tasdiksiz arka sayfalarına yapılan kayıtlarda gösterilen KDV indiriminin, tasdikli olan diğer defterlerle karşılaştırma yapılmaksızın kabul edilmemesinde hukuka uygunluk bulunmadığı&#8221; sonucuna varmıştır. Danıştay 7. Dairesi&#8217;nin bozma kararına karşı verilen bir başka ısrar kararı dolayısıyla konuyu tekrar değerlendiren Danıştay Genel Kurulu, E.2006/228 K.2007/57 sayı ve 26.1.2007 tarihli kararını da yine aynı yönde oluşturmuştur.</p>
<p>Kanaatimizce gerek yasa hükümlerinin gerekse müesseselerin, sadece lafzi açıdan ve mükellefi cezalandıracak şekilde yorumlanması gerekmez. Aynı zamanda hükümlerin konuluşundaki maksadın ve amacın da göz önünde bulundurulması gerekir. Konuya bu açıdan bakıldığında, tasdik işleminin oluşturulmasındaki amacın, sayfanın değiştirilmesini önlemeye yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Bu amaç, sayfanın bir yüzünün tasdiki ile de zaten gerçekleşmektedir.</p>
<p>Kaldı ki, Vergi Usul Kanunu&#8217;nda defter yaprağının sadece bir yüzünün kullanılabileceğine ilişkin veya arka yüzün kullanımının yasaklandığına dair bir hüküm yoktur. Kanunun müteharrik yapraklı defterin tasdikini düzenleyen 225/b maddesi, sayfanın değil, yaprağın tasdikini istemektedir. Yasa koyucu, yaprağın sadece bir yüzünün kullanılabileceğini belirtebileceği gibi, yaprağın her iki yüzünün de tasdikini arayabilirdi. Buradaki yasal düzenleme yokluğunun, yasa koyucunun yasak getirdiği şeklinde yorumlanabilmesine olanak sağlayacak bir veri de yasada bulunmamaktadır.</p>
<img src="http://www.muhasip.net/?ak_action=api_record_view&id=216&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhasip.net/yevmiyenin-arka-yuzu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Krizden çıkabilmek</title>
		<link>http://www.muhasip.net/krizden-cikabilmek/</link>
		<comments>http://www.muhasip.net/krizden-cikabilmek/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2009 22:47:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[imf]]></category>
		<category><![CDATA[krizden kurtulma yolları]]></category>
		<category><![CDATA[küresel kriz]]></category>
		<category><![CDATA[merkez bankası]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[tüsiad]]></category>
		<category><![CDATA[yılmaz öztuna]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhasip.net/?p=213</guid>
		<description><![CDATA[IMF ile müzakere yeniden başladı. TÜSİAD, IMF ile anlaşma yapılmasını istiyordu. Sonunda Merkez Bankası Başkanı da aynı talepte bulundu. Ancak hükûmet, seçimleri bekledi. IMF ile anlaşma krizin hafif atlatılmasına yardımcı olacak görüşü var.
IMF ile inşallah son anlaşmamızı yapalım. Bizim IMF’ye bakışımız olumsuzdur. Üçlü Koalisyon’un felâketine sebep büyük krizi IMF öngörüp Ecevit’i uyaramadı. IMF’nin darda kalmış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>IMF ile müzakere yeniden başladı. TÜSİAD, IMF ile anlaşma yapılmasını istiyordu. Sonunda Merkez Bankası Başkanı da aynı talepte bulundu. Ancak hükûmet, seçimleri bekledi. IMF ile anlaşma krizin hafif atlatılmasına yardımcı olacak görüşü var.</p>
<p>IMF ile inşallah son anlaşmamızı yapalım. Bizim IMF’ye bakışımız olumsuzdur. Üçlü Koalisyon’un felâketine sebep büyük krizi IMF öngörüp Ecevit’i uyaramadı. IMF’nin darda kalmış ülkelerde faaliyet gösterdiği malûmdur. Bu ülkelerde başarı sağladığını da hatırlamıyorum. Maamafih, bugünki büyük krizde gelişmiş ülkeler de IMF’ye baş vurdu.</p>
<p>IMF, ABD’nin büyük hissedar olduğu Dünya Bankası’nı yönetiyor. Londra Zirvesi’nde geçen hafta G-20, IMF’yi 750 milyar dolar vererek destekledi. Sıkıntıdaki banka ve kuruluşlara da 1.1 trilyon dolar ayrıldı. Türkiye, Dünya Bankası’nın kurucu hissedarlarındandır.<br />
<span id="more-213"></span><br />
Global finans krizi bütün dünyada büyük kayıplar oluşturduktan sonra 2010’da sona erecek. 11.194 dolar p.c. (kişi başına) gelire ulaşan Türkiye de zararını bu kısa müddet içinde telâfi edecek.</p>
<p>2008’de dünyada pek çok devlet refahın doruğuna ulaşmıştı: ABD kişi başına 47.335, Kanada 46.399, Avustralya 50.053, Japonya 37.644, Kore 20.955, Güney Afrika 6.648, Almanya 46.000, Fransa 48.293, İngiltere 44.720, İtalya 40.298, Rusya 14.688, S.Arabistan 22.291, İndonezya 2.393, Brezilya 8.169, Çin 3.577, Hindistan 1.122, ve Türkiye 11.194 dolar.</p>
<p>50.000 dolara yaklaşan devletler, başta ABD, 60.000 doları yakalamak üzere idiler. Amerika bunun için Asya’da en büyük operasyonları göze aldı. Bazı küçük Körfez monarşileri 100.000 dolar p.c. çizgisine yaklaşmışlardı. Şimdi bir çok devlet, kaybını karşılamak ve gelirini katlamak için, kapitalist sistemin bütün sınırlarını zorlayacaktır. Bazı huzursuzluklar oluşacak. Fakat 2010’lu yıllar dünyası, bütün geçmişinin en yüksek refah doruğuna ulaşacak. Akıllı yönetimler, bu çizgiyi daha çabuk elde edecek.</p>
<img src="http://www.muhasip.net/?ak_action=api_record_view&id=213&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhasip.net/krizden-cikabilmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>3600 günle emeklilik için Sigorta</title>
		<link>http://www.muhasip.net/3600-gunle-emeklilik-icin-sigorta/</link>
		<comments>http://www.muhasip.net/3600-gunle-emeklilik-icin-sigorta/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2009 22:38:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[emeklilik hesabı]]></category>
		<category><![CDATA[emeklillik hesapları]]></category>
		<category><![CDATA[lütfi köksal]]></category>
		<category><![CDATA[SGK]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal güvenlik kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal sigortalar kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[ssk]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılık aylığı]]></category>
		<category><![CDATA[yaştan emeklilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhasip.net/?p=210</guid>
		<description><![CDATA[Soru:
Güler Demir / UŞAK

1964 doğumluyum, 1996 Sigorta girişliyim, 1999 yılında ise Bağ-Kur’a geçtim ve halen devam ediyorum. Acaba 3600 günle nasıl emekli olabilirim?

CEVAP: Güler Hanım, Sigorta’da 01.01.1996 girişiniz var. Fakat ne kadar prim ödendiğini tespit edemedik. İlgili SGK İl Merkezi’nden öğrenebilirsiniz. Bağ-Kur’da toplam 2066 gününüz var. Sigorta’dan (eski adıyla SSK) 15 yıl, 58 yaş ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru:<br />
Güler Demir / UŞAK<br />
</strong><br />
1964 doğumluyum, 1996 Sigorta girişliyim, 1999 yılında ise Bağ-Kur’a geçtim ve halen devam ediyorum. Acaba 3600 günle nasıl emekli olabilirim?<br />
<strong><br />
CEVAP:</strong> Güler Hanım, Sigorta’da 01.01.1996 girişiniz var. Fakat ne kadar prim ödendiğini tespit edemedik. İlgili SGK İl Merkezi’nden öğrenebilirsiniz. Bağ-Kur’da toplam 2066 gününüz var. Sigorta’dan (eski adıyla SSK) 15 yıl, 58 yaş ve 3600 günle “yaştan” emekli olabilirsiniz. Bağ-Kur’dan ise ancak 60 yaş ve 5400 günle “yaştan” emekli olursunuz. Sizin için 3600 günle SSK’dan emekli olmanın formülü; Bağ-Kur’u bırakıp 3.5 yıl=1260 gün daha Sigortalı bir işte çalışıp 58 yaşınızı beklemelisiniz.<br />
<strong><span id="more-210"></span><br />
Soru:<br />
NE ZAMAN EMEKLİ OLURUM?<br />
Gökay Akman</strong></p>
<p>1962 doğumluyum, 1984 Sigorta girişliyim, 1982’de 20 aylık askerliğimi yaptım, 1998’de yaş tashihi yaptırdım (doğum tarihim 01.05.1964 oldu), 1998-2000 arası Bağ-Kur hizmetim var, şu an tekrar Sigorta’lıyım. Askerliğimin ne kadarını borçlanırsam kısa sürede emekli olabilirim?<br />
<strong><br />
CEVAP: </strong>İlk işe girişteki doğum tarihiniz geçerli. Sonradan yapılan yaş tashihleri emeklilik için geçerli olmaz. 01.05.1962 doğum tarihiniz geçerli olup, 25 yıl, 48 yaş ve 5225 gün ile emekli olabilirsiniz. Askerliğinizin sadece 8 ayını öderseniz, 47 yaşınızın dolduğu 01.05.2009 tarihinde emekli olabilirsiniz.</p>
<p><strong>Soru:<br />
Tevfik Can<br />
</strong><br />
1964 doğumluyum, 1989’dan beri devlet memuruyum. Askerliğimi ödedim. 89 günlük sigortam da var. Hizmet olarak ne zaman, yaşı beklersem ne zaman emekli olabilirim? Eşim ise 1967 doğumlu, 2008’den beri sigortalı, en erken ne zaman emekli olur?<br />
<strong><br />
CEVAP:</strong> Sayın Can, 50 yaşınızın dolduğu tarihte 9000 gün ile emekli olabilirsiniz. Askerliğiniz ve 89 gününüz priminize ilave edilir. Eşiniz ise, 58 yaş ve 7000 gün ile “normal” emekli olabilir. Veya 58 yaş, 25 yıl ve 4500 gün ile “yaştan” emekli olabilir.<br />
<strong><br />
Soru:<br />
Abdulkadir Yüce</strong></p>
<p>1967 doğumluyum, sigorta başlangıcım 1993, toplam 12 aylık yedek subaylıkta geçen 4 aylık öğrenciliğimi de ödedim, ne zaman emekli olabilirim?</p>
<p><strong>CEVAP: </strong>Yedek subaylıktan 3 ay da Fiili Hizmet Zammı kazanıyorsunuz. Askerlik borçlanması ile toplam 5842 gününüz var. Buna göre 25 yıl, 52 yaş ve 5525 gün ile emekli olabilirsiniz.</p>
<img src="http://www.muhasip.net/?ak_action=api_record_view&id=210&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhasip.net/3600-gunle-emeklilik-icin-sigorta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kredi Garanti Fonu</title>
		<link>http://www.muhasip.net/kredi-garanti-fonu/</link>
		<comments>http://www.muhasip.net/kredi-garanti-fonu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2009 22:53:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[başbakan yardımcısı]]></category>
		<category><![CDATA[devlet bakanı]]></category>
		<category><![CDATA[kazım yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[kgf]]></category>
		<category><![CDATA[kosgeb]]></category>
		<category><![CDATA[kredi garanti fonu]]></category>
		<category><![CDATA[kredi garanti paketleri]]></category>
		<category><![CDATA[nazım ekren]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[teşvik]]></category>
		<category><![CDATA[tobb]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhasip.net/?p=204</guid>
		<description><![CDATA[Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, dün yaptığı açıklamada Kredi Garanti Fonu&#8217;nun etkinleştirilmesinden bahsetti. Şu anda var olan Kredi Garanti Fonu&#8217;ndan bahsediyorsa söz konusu şirketin yaklaşık yüzde 51&#8242;i TOBB&#8217;un, yüzde 48.54&#8242;ü de KOSGEB&#8217;indir. Yani tümüyle bir devlet fonu ya da şirketi değildir.
Daha önce özel sektör şirketlerinin de bölgesel veya sektörel kredi garanti fonu şirketleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, dün yaptığı açıklamada Kredi Garanti Fonu&#8217;nun etkinleştirilmesinden bahsetti. Şu anda var olan Kredi Garanti Fonu&#8217;ndan bahsediyorsa söz konusu şirketin yaklaşık yüzde 51&#8242;i TOBB&#8217;un, yüzde 48.54&#8242;ü de KOSGEB&#8217;indir. Yani tümüyle bir devlet fonu ya da şirketi değildir.</p>
<p>Daha önce özel sektör şirketlerinin de bölgesel veya sektörel kredi garanti fonu şirketleri kurabileceğini belirttik. Ekren, KGF&#8217;nin etkinleştirilmesinden bahsederken özel sektörü de fona katkıda bulunmaya çağırıyor. Bu çağrı da sanırım konuyu acil görmesinden kaynaklanıyor. Çünkü yeni şirketlerin kurulup örgütlenmesi, yapıyı oluşturması ve çalışmaya başlaması hemen olmaz.</p>
<p>Ekren, Kredi Garanti Fonu&#8217;na konulacak 1 milyar liralık fonun nasıl sağlanacağının, daha da önemlisi kullanım şeklinin, işleyiş mekanizmasının Bakanlar Kurulu tarafından belirleneceğini açıkladı.<span id="more-204"></span></p>
<p>Bankalar risk almalı</p>
<p>Öyle anlaşılıyor ki, mevcut şirkete sermaye konularak şirketin yapısının değiştirilmesi düşünülüyor. Çünkü mevcut şirketin internet sitesindeki rakamlara göre 2006 yılı sonunda verilen kefaletlerin toplamı 31.78 milyon TL, 2007 yılında ise 31.16 milyon TL. 2008&#8242;de de muhtemelen bu rakamlara yakındır. Devletin aktaracağı para ise 1 milyar TL. Ve bu para sonuç itibarıyla vatandaşın ödediği vergi. Kullanımı da kamu harcamalarına uygun bir şekilde ve vatandaşın vergisi korunacak şekilde olmalı. Aksi de zaten mümkün olmamalı.</p>
<p>Bakanlar Kurulu tarafından belirlemeler yapılırken, belli aralıklarla ne kadar kefalet verildiğinin, ne kadar kefaletin tazmin edildiğinin, hatta tazmin edilen kefaletlerin hangi şirketlere verilen kefaletler olduğunun da kamuoyuna saydam bir şekilde açıklanmasını sağlayacak belirlemeler yapılmalıdır.</p>
<p>Fonun işleyişinde bankaların risk alması mutlaka sağlanmalı, elleri taşın altında olmalıdır. Aksi halde bankalar kredileri tahsil etmeye çalışmadan fondan tahsil etme yoluna gidebilirler. Bu da her şeyden önce amaca aykırı olur. Maksat bankayı kollamak değil, şirketi kurtarmaktır.</p>
<p>Ekren, teşviklerin bölgelerin ihtiyaçlarına göre belirleneceğini açıkladı ki, bu düşünceye katılmamak mümkün değil. Ancak belirtmek gerekir ki, yatırım indirimi yeniden getirilmekle birlikte bu yatırım indiriminden yararlanabilecek şirket sayısı birkaç taneyi geçmez. O nedenle yatırım indirimi yeniden düzenlenmeli ve teşvikler arasına konulmalıdır.</p>
<img src="http://www.muhasip.net/?ak_action=api_record_view&id=204&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhasip.net/kredi-garanti-fonu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ankara Vergi Dairesi ortaklarından alacağı olan şirketlerin peşinde</title>
		<link>http://www.muhasip.net/ankara-vergi-dairesi-ortaklarindan-alacagi-olan-sirketlerin-pesinde/</link>
		<comments>http://www.muhasip.net/ankara-vergi-dairesi-ortaklarindan-alacagi-olan-sirketlerin-pesinde/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2009 22:47:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[ankara vergi dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[emsal bedeli]]></category>
		<category><![CDATA[emsal değeri]]></category>
		<category><![CDATA[faiz üzerinden kdv]]></category>
		<category><![CDATA[kazım yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[ortaklardan alacaklar]]></category>
		<category><![CDATA[tcmb reeskont avans faizleri]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde 25 faiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhasip.net/?p=201</guid>
		<description><![CDATA[Sadece şirketlerinde değil. Kendi şahsi işletmesinden para çekenlerin de peşine düştü. Ortaklarına para veren şirketler bu paranın tutarı ne olursa olsun faiz almak zorunda. Bu faiz üzerinden de KDV!
Kendi dükkanının kasasından da!
Diyelim ki manav dükkanınız var, ya da lokantanız. Sahibi sizsiniz. Cebinizde para kalmamış ve kasadan biraz alıyorsunuz. Bu parayı aldığınız tarihten geriye koyduğunuz tarihe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sadece şirketlerinde değil. Kendi şahsi işletmesinden para çekenlerin de peşine düştü. Ortaklarına para veren şirketler bu paranın tutarı ne olursa olsun faiz almak zorunda. Bu faiz üzerinden de KDV!<br />
Kendi dükkanının kasasından da!</p>
<p>Diyelim ki manav dükkanınız var, ya da lokantanız. Sahibi sizsiniz. Cebinizde para kalmamış ve kasadan biraz alıyorsunuz. Bu parayı aldığınız tarihten geriye koyduğunuz tarihe dek faiz, faiz üzerinden de KDV hesaplamak zorundasınız.</p>
<p>Çünkü Gelir Vergisi Kanunu&#8217;na 2007&#8242;de eklenen bir hüküm ile işletme sahiplerinin akrabalarının işletme ile yaptıkları işlemde emsal bedeli uygulaması getirildi.<br />
<span id="more-201"></span><br />
Kasadan para almak da, bankadan kredi almakla emsal sayılıyor. Kasadan alınan paraya faiz hesaplanması gerekiyor. Faiz hesapladıkça borç yükseliyor, borç yükseldikçe hesap şişiyor. Sonra da Maliye peşinize düşüyor. Bir köftecinin kendi işletmesine borcu biraz yükselmiş.<br />
<strong><br />
Yüzde 25 faiz uygulaması</strong></p>
<p>Geçenlerde vergi dairesinden bir yazı gelmiş. Yazıda diyor ki:<br />
&#8220;Ortaklardan alacaklar kaleminde TL miktarın yer aldığı, ancak gelir tablonuzun incelenmesinden, TCMB reeskont oranı ile hesaplanan tutardan daha düşük faiz geliri gösterildiği/hiç gösterilmediği tespit edilmiştir.&#8221;<br />
Daha sonra da incelenmek üzere defter belge isteniyor.</p>
<p><strong>Sıra kasabın, manavın, köftecinin işletmesine borcunun faizine gelmiş!</strong><br />
O da bir yana, bir de TCMB reeskont oranı tarafı var. Anılan oran şu anda yüzde 25. Yani kendi işletmenizden para çektiyseniz yüzde 25 faiz, bunun üzerinden de yüzde 18 oranında KDV ödemeniz isteniyor. Gerekçesi, bu parayı siz işletmeden çekmeseniz, işletmenin paradan para kazanacak olması. Peki ne kadar kazanacaktı? Yüzde 25 mi? Kanunda emsallere uygun bedel ve fiyat uygulanması öngörülüyor.</p>
<p><strong>Yüzde 25 faiz emsale uygun olabilir mi?</strong><br />
Paranızı nereye yatırırsanız yüzde 25 faiz kazanırsınız? Hazine kağıtlarında faiz yüzde 14&#8242;lerde, mevduat faizleri daha düşük! Faizlerin çok yüksek olduğu zamanlarda TCMB reeskont veya avans faizleri daha düşük oluyordu. Resmi bir faiz oranı oldukları için emsal olabilirdi.<br />
Ama şimdi öyle değil.<br />
<strong><br />
Emsal, elde edilmesi mümkün olandır.<br />
</strong></p>
<img src="http://www.muhasip.net/?ak_action=api_record_view&id=201&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhasip.net/ankara-vergi-dairesi-ortaklarindan-alacagi-olan-sirketlerin-pesinde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vadeli çekte reeskont nasıl hesaplanacak</title>
		<link>http://www.muhasip.net/vadeli-cekte-reeskont-nasil-hesaplanacak/</link>
		<comments>http://www.muhasip.net/vadeli-cekte-reeskont-nasil-hesaplanacak/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2009 22:38:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[285. madde]]></category>
		<category><![CDATA[bumin doğrusöz]]></category>
		<category><![CDATA[gelir idaresi başkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[maliye bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[reeskont]]></category>
		<category><![CDATA[reeskont oranı]]></category>
		<category><![CDATA[torba kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[vadeli çekler]]></category>
		<category><![CDATA[vergi usul kanunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhasip.net/?p=198</guid>
		<description><![CDATA[28 Şubat tarihli Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan ve kamuoyunda Torba Kanun şeklinde ad bulan 5838 sayılı kanunla &#8220;çek&#8221;le ilgili olarak iki önemli değişiklik yapılmıştı. Önce bu değişikliklere kısaca bir bakalım.
Kanunla yapılan değişikliklerden birincisi, Ticaret Kanunu&#8217;nun &#8220;Keşideci çekin kendisinin veya üçüncü bir kimsenin elinden rızası olmaksızın çıkmış olduğu iddiasında ise muhatabı çeki ödemekten men edebilir&#8221; şeklindeki 711. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>28 Şubat tarihli Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan ve kamuoyunda Torba Kanun şeklinde ad bulan 5838 sayılı kanunla &#8220;çek&#8221;le ilgili olarak iki önemli değişiklik yapılmıştı. Önce bu değişikliklere kısaca bir bakalım.</p>
<p>Kanunla yapılan değişikliklerden birincisi, Ticaret Kanunu&#8217;nun &#8220;Keşideci çekin kendisinin veya üçüncü bir kimsenin elinden rızası olmaksızın çıkmış olduğu iddiasında ise muhatabı çeki ödemekten men edebilir&#8221; şeklindeki 711. maddesinin üçüncü fıkrasının yürürlükten kaldırılmasıdır.</p>
<p>5838 sayılı kanunla konumuza ilişkin olarak yapılan ikinci düzenleme ise 3167 sayılı Çek Kanunu&#8217;na eklenen geçici maddedir. Bu yeni geçici maddeye göre &#8220;31.12.2009 tarihine kadar, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.&#8221;<br />
<span id="more-198"></span><br />
Bu düzenlemelerin her ikisinin de yanılgınlığını, uygulamada sorunlara yol açacağını, Torba Kanun daha yasalaşma aşamasındayken 16 Şubat günlü Referans gazetesindeki köşe yazımızda yazmıştık.</p>
<p>Bu düzenlemelerden ilkinin sakıncası uygulamada, çeki veya boş çek defteri çalınanların müracaat edecek ve hızlı sonuç alacak yol bulamamaları şeklinde kendisini göstermiştir.</p>
<p>İkinci düzenleme ise yani ileri tarihle düzenlenmiş çeklerin üzerinde yazılı keşide tarihinden önce bankalara ibraz edilemeyecek olunması ise vergi hukukunda yeni bir soruna yol açmıştır.</p>
<p>Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 285. maddesi borçların, değerleme tarihindeki (bilanço tarihinde ve geçici vergi dönemleri sonunda) kayıtlı değerleri ile dikkate alınacağını hükme bağlarken aynı maddenin ikinci fıkrasında ise vadesi gelmemiş senede bağlı borçların ise değerleme günündeki kıymeti ile nazara alınacağını hükme bağlamıştır.</p>
<p>Kanunun 281. maddesinde de bu defa alacaklar için aynı yönde, paralel bir düzenleme yer almaktadır.</p>
<p>Maliye Bakanlığı, vadesi gelmemiş bonoya bağlı alacak ve borçların değerleme günündeki kıymetine indirgenerek, bir başka deyişle reeskonta tabi tutularak nazara alınmasını kabul ederken çekleri bu düzenlemelerden yararlandırtmamakta, bir başka deyişle çeklerin reeskonta tabi tutulmasını kabul etmemektedir.</p>
<p>Buna karşılık Sermaye Piyasası Mevzuatı&#8217;nda (Tebliğ Seri No: XI No: 1 md.26), poliçe ve çekler de dahil olmak üzere senetli alacak ve borçların reeskont işlemine tabi tutulması zorunlu kılınmış, vadeli çekler ile senet (bono) eşdeğer kambiyo senedi olarak kabul edilmiştir.</p>
<p>Maliye Bakanlığı&#8217;nın aktardığımız görüşü, kısaca, &#8220;çekin esas itibariyle bir ödeme aracı olduğu, bu sebeple çeke vade konulamayacağı, çekin görüldüğünde ödeneceği, çeke vade konulsa da yazılmamış sayılacağı, çekin keşide tarihinden önce ibrazı halinde dahi ibrazında ödeneceğinin kanunda hükme bağlandığı, çekin vade ve faiz kaydı taşımasının mümkün olmadığı, bu nedenlerle yasal düzenlemelerde vadeli çekin tanınmadığı ve çekin bu özellikleri dolayısıyla bonodan farklı nitelik taşıdığı&#8221; gerekçelerine dayanmaktadır.</p>
<p>Maliye Bakanlığı&#8217;nın görüşüne esas aldığı bu gerekçeler hukuken doğrudur. Vadeli çek veya ileri tarihli çek, yasal dayanağı olmayan, sadece ticari uygulamada geliştirilmiş ve bir centilmenlik anlaşması biçiminde yürüyen bir müessesedir.</p>
<p>Ancak bakanlığın dayandığı haklı görüş ve hukuki gerekçeler, 5838 sayılı kanunla 3167 sayılı kanuna eklenen ve metnini yukarıda aktardığımız geçici 2. madde karşısında, en azından 31.12.2009 tarihine kadar, bize göre geçerliliğini yitirmiştir.</p>
<p>Geçici 2. madde ile her şeyden önce, ileri tarihli çek düzenlenebileceği, bu ileri tarihin vade ile eşdeğer olduğu ve bu tarihten önce çek hamiline muhatap bankaca ödeme yapılamayacağı yasa düzeyinde hükme bağlanmıştır.</p>
<p>Yani, 5838 sayılı kanunla çeke vade gelmiş, çek &#8220;bonolaştırılmış&#8221;tır. Bu nedenle ileri tarihli olarak düzenlenmiş çeklerin, Vergi Usul Kanunu&#8217;nun reeskont konusundaki düzenlemeleri karşısında, artık senet olarak görülmesi ve ona göre işleme tabi tutulması gerekmektedir.</p>
<p>Zaten konuya Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 3/B maddesindeki, &#8220;vergiyi doğuran olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti ile bir başka deyişle ekonomik öz ve gerçeklikleri ile dikkate alınmasını&#8221; emreden düzenleme uyarınca yaklaşılırsa işletme açısından vadeli çekle bono arasında hukuken ve ekonomik değeri haiz bir farkın kalmadığı, ileri tarihli çekin bankaya ibraz edilmemesinin artık centilmenlik değil, bonodaki vade anlayışına paralel şekilde yasa gereği olduğu görülecektir.</p>
<p>Vadeli çekte reeskont yapılamaması, vergilemede şeklin değil özün esas alınması gerektiği kuralına ters düşmektedir (Şenol Turut, &#8220;5838 Sayılı Kanunla Çeklere Getirilen Vade Kısıtlamasının Yarattığı Vergi Avantajı&#8221;, Lebib Yalkın Dergisi, s: 64 sf: 131)</p>
<p>Aktardığımız nedenlerle ve 2009 yılının ilk geçici vergi döneminin sonunun gelmiş olması sebebiyle Maliye Bakanlığı&#8217;nın (Gelir İdaresi Başkanlığı&#8217;nın) görüşünü gözden geçirmesi ve bir sirkülerle uygulamayı yönlendirmesi yerinde olacaktır.</p>
<img src="http://www.muhasip.net/?ak_action=api_record_view&id=198&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhasip.net/vadeli-cekte-reeskont-nasil-hesaplanacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ev alana Vergi İadesi</title>
		<link>http://www.muhasip.net/ev-alana-vergi-iadesi/</link>
		<comments>http://www.muhasip.net/ev-alana-vergi-iadesi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2009 02:01:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[ev alana vergi iadesi]]></category>
		<category><![CDATA[ev alımlarında kdv oranı]]></category>
		<category><![CDATA[kdv iadesi]]></category>
		<category><![CDATA[kdv oranı %8]]></category>
		<category><![CDATA[prof. dr. şükrü kızılot]]></category>
		<category><![CDATA[şükrü kızılot]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhasip.net/?p=183</guid>
		<description><![CDATA[VERGİ iadesi küçük ev alanlara yok, büyük ev alanlara var.Net alanı 150 m2 ve üzerinde apartman dairesi, villa ve benzeri konut alıp, henüz evi teslim almayanlar yaşadılar.
KDV İADESİ
Aşağıdaki koşulları taşıyanlar, KDV iadesinden yararlanabilecek.
1- İnşaat firmasından aldığı evin net alanı 150 m2 ve üzerinde olacak.
2- İnşaat firması ile KDV dahil bedel üzerinden anlaşıp, borcunu ödemiş ya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>VERGİ iadesi küçük ev alanlara yok, büyük ev alanlara var.Net alanı 150 m2 ve üzerinde apartman dairesi, villa ve benzeri konut alıp, henüz evi teslim almayanlar yaşadılar.</p>
<p><strong>KDV İADESİ</strong></p>
<p>Aşağıdaki koşulları taşıyanlar, KDV iadesinden yararlanabilecek.</p>
<p>1- İnşaat firmasından aldığı evin net alanı 150 m2 ve üzerinde olacak.</p>
<p>2- İnşaat firması ile KDV dahil bedel üzerinden anlaşıp, borcunu ödemiş ya da ödemeye devam ediyor olacak.</p>
<p>3- En önemlisi, bu ev 17 Mart -15 Haziran 2009 tarihleri arasında teslim edilmiş olacak.</p>
<p>Bu koşulların üçü de varsa, yaşadınız.</p>
<p>Piyangodan &#8220;küçük ikramiye&#8221; gibi bir şey çıktı. Ödediğiniz yüzde 18 KDV yüzde 8&#8242;e indi. Ödemişseniz, inşaat firması size yüzde 10 KDV&#8217;yi iade edecek.<br />
<strong><span id="more-183"></span><br />
İADENİN DAYANAĞI</strong></p>
<p>&#8220;Bu iade de nereden çıktı?&#8221; diye soranlara açıklayalım.</p>
<p>Net alanı 150 m2 ve üzeri olan konutların KDV&#8217;si, 17 Mart&#8217;tan başlamak üzere, 15 Haziran 2009&#8242;a kadar yüzde 18&#8242;den, 8&#8242;e indirildi. KDV yasasına göre; KDV yönünden vergiyi doğuran olay, konutun teslimi anında doğuyor. Buna göre;</p>
<p>- 17 Mart 2009 tarihinden önce, net alanı 150 m2 ve üzerinde ev için inşaat firması ile yüzde 18 KDV dahil, belli bir tutar üzerinden anlaşanlar, evlerini 17 Mart-15 Haziran 2009 tarihleri arasında teslim alırlarsa, evlerinin KDV&#8217;si yüzde 8 olacak. İnşaat firması da yüzde 10 fazla aldığı KDV&#8217;yi iade edecek ya da ödenecek borçtan düşecek.</p>
<p>- 17 Mart&#8217;tan önce, müteahhitle anlaşma yapan ancak KDV&#8217;yi evin tesliminde ödeyecek olanlar; ev 15 Haziran 2009&#8242;a kadar teslim edilirse, yüzde 18 yerine yüzde 8 KDV ödeyecekler.</p>
<p>- İnşat firmasından alınan ev 15 Haziran 2009&#8242;dan sonra teslim edilecekse, 16 Haziran&#8217;da KDV tekrar 18&#8242;e çıkacağı için, KDV iadesi söz konusu olmayacak.</p>
<p>- Net alanı 150 m2 ve üzerinde olan evin tapusunu 16 Haziran 2009&#8242;dan sonra alanlara, KDV iadesi yapılmayacak. Ancak, bu tarihten önce kat irtifaklı arsa tapusu alanlar, evin inşaatı 17 Mart-15 Haziran 2009 tarihleri arasında tamamlanır ve faturası da bu dönemde kesilirse, yüzde 10 KDV avantajından yararlanabilecekler.</p>
<p>- İnşaat firmasının, yüzde 10 KDV&#8217;yi iadeye yanaşmaması durumunda, noterden bir ihtar çekilmesi ve yine iade etmiyorsa, Yargı yoluna başvurulması gerekiyor.</p>
<p><strong>TAPU HARCI İNDİRİLMELİ</strong></p>
<p>Vatandaşa &#8220;büyük müjde&#8221; olarak duyurulan konutlarda KDV indiriminde, deyim yerindeyse dağ fare doğurdu. Bundan, azınlıkta kalan bir kesim yararlanabilecek.</p>
<p>Türkiye&#8217;de inşa olunan konutların yüzde 95&#8242;inin net alanı 150 m2&#8242;nin altında. Bu konutları alanlara da bazı avantajlar sağlanmalıydı. Örneğin, konut kredisi faizleri düşürülebilirdi, alıcı ve satıcının ayrı ayrı ödediği binde 15 &#8220;tapu harcı&#8221;, binde 5&#8242;e hatta binde 1&#8242;e indirilebilirdi.</p>
<p>Bunun için zaman geçmiş değil, hálá indirilebilir&#8230;</p>
<p>İnşaatçıya KDV iadesi yıllık bazda yapılmalı</p>
<p>NET alanı 150 m2&#8242;nin altında konut inşa eden firmalar;</p>
<p>- Aldıkları demir, çimento, kum, çakıl, kereste, cam, fayans, batarya vs. ile nakliyeciye yüzde 18 KDV ödüyorlar.</p>
<p>- Konutları satarken, yüzde 1 KDV alıyorlar.</p>
<p>Özetle, KDV&#8217;den alacaklı çıkıyorlar. KDV&#8217;yi alabilmek için de inşaatın tamamlanıp, konutların alıcıya teslim edilmesini bekliyorlar.</p>
<p>Bu da neresinden bakarsanız 2-3 yıl, bazen de 4-5 yıl ya da daha uzun zamanı gerektiriyor.</p>
<p>Özellikle kriz döneminde, &#8220;lokomotif sektör&#8221; olan ve ekonominin üçte birini doğrudan ilgilendiren inşaat sektörünü, canlandırabilmek ve inşaatçılara destek olabilmek için, KDV iadelerinin, inşaat devam ederken de üç ayda bir avans mahiyetinde, hiç değilse yarısının iade edilmesi konusunda bir düzenleme yapılmasında yarar var.</p>
<img src="http://www.muhasip.net/?ak_action=api_record_view&id=183&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhasip.net/ev-alana-vergi-iadesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çekler tarihinden önce bozdurulamayacak</title>
		<link>http://www.muhasip.net/cekler-tarihinden-once-bozdurulamayacak/</link>
		<comments>http://www.muhasip.net/cekler-tarihinden-once-bozdurulamayacak/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2009 10:29:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[çek mevzuatı]]></category>
		<category><![CDATA[çeklerde vade]]></category>
		<category><![CDATA[çeklerin vadesinden önce tahsili]]></category>
		<category><![CDATA[çekte vade]]></category>
		<category><![CDATA[FAİZ GELİRİ İÇİN ÖDENECEK VERGİ MİKTARI]]></category>
		<category><![CDATA[GAYRİMENKUL SERMAYE İRADI]]></category>
		<category><![CDATA[MÜTEAHHİTLERE HAK EDİŞLERİN ÖDENMESİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhasip.net/?p=176</guid>
		<description><![CDATA[Ticari hayatta küresel krizin etkilerini azaltmak amacıyla 28 Şubat&#8217;tan geçerli olmak üzere 31 Aralık tarihine kadar üzerinde yazılı keşide tarihinden önce çekin ödenmek için bankaya ibrazı geçersiz sayılıyor.
 SORU: Türk Ticaret Kanunu&#8217;nun 707. maddesine göre &#8220;Çek, görüldüğünde ödenir.&#8221; Buna aykırı herhangi bir kayıt yazılmamış hükmündedir. Şimdi Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ticari hayatta küresel krizin etkilerini azaltmak amacıyla 28 Şubat&#8217;tan geçerli olmak üzere 31 Aralık tarihine kadar üzerinde yazılı keşide tarihinden önce çekin ödenmek için bankaya ibrazı geçersiz sayılıyor.</p>
<p><strong> SORU: </strong>Türk Ticaret Kanunu&#8217;nun 707. maddesine göre &#8220;Çek, görüldüğünde ödenir.&#8221; Buna aykırı herhangi bir kayıt yazılmamış hükmündedir. Şimdi Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanunda eklenen geçici 2. maddeye göre 31.12.2009 tarihine kadar, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce çekin ödenmek için bankaya ibrazı geçersizdir.<br />
Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunla yapılan bu ekleme ile Türk Ticaret Kanunu&#8217;nun 707. maddesi bir yıllığına askıya alınmış olmuyor mu?</p>
<p><strong> YANIT: </strong>Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki 5838 sayılı Yasa&#8217;nın genel gerekçesinde ifade edildiği üzere söz konusu yasa dünyada yaşanmakta olan küresel krizin ülkemiz ekonomisi üzerindeki olumsuz etkisini azaltabilmek için hazırlanmış ve yürürlüğe konulmuştur.<br />
Bu bağlamda dolaşımda bulunan ileri tarihli keşide edilmiş olan çeklerin üzerinde yazılı bulunan vadelerinden önce tahsilini durdurabilmek için &#8220;Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Yasaya geçici 2. madde eklenmiş bulunmaktadır. Bu madde ile; belirli bir süreyle çekin üzerinde yazılı keşide tarihinden önce ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersiz kabul edilerek ekonomik sıkıntılara çeklerin zamanında ödenmemesi sonucunda ticari hayatta karşılaşılan sorunlara ve mağduriyetlere çözüm üretilmesi amaçlanmıştır.<br />
Buna göre 28 Şubat 2009 tarihinden geçerli olmak üzere 31.12.2009 tarihine kadar, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.<br />
Bu hüküm gereği olarak çek üzerinde yazılı olan ibraz tarihinden önce bundan böyle çeklerin bankaya ibraz edilmesi halinde, söz konusu çek bedeli talep sahibine keşide tarihine kadar ödenmeyecektir. Dolayısıyla böyle bir durumda Türk Ticaret Yasası&#8217;nın 707. maddesi hükmü, yapılan yeni düzenleme gereği 31.12.2009 tarihine de dahil olmak üzere uygulanmayacaktır.<br />
Bu madde ile birlikte ülkemizde bir süredir şikayet konusu olan vadeli çeklerin vadesinden önce tahsili de engellenmiş bulunmaktadır.<span id="more-176"></span></p>
<p><strong> FAİZ GELİRİ İÇİN ÖDENECEK VERGİ MİKTARI</strong></p>
<p><strong> SORU: </strong>2008 yılında sahibi bulunduğum devlet tahvilleri karşılığı 120.000 TL faiz geliri elde ettim. Söz konusu tahvillerin ihraç tarihi 2005 yılı içindedir. Ayrıca ikametgah olarak kiralamış bulunduğum dairemden de 48.000 TL kira geliri elde etmiş bulunuyorum.<br />
Benim tahvil faizlerimden ne kadar vergiye tabi değildir, ayrıca ödeyeceğim verginin miktarını şimdiden öğrenebilir miyim?</p>
<p><strong> YANIT: </strong>Yasal düzenleme gereği 01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilen her nevi tahvil ve hazine bonosu ile bu tarihten önce iktisap edilmiş menkul kıymetlerden elde edilen faiz gelirleri 2009 yılı mart ayında beyan edilirken öncelikle enflasyondan arındırılacaktır. Enflasyondan arındırma rakamı Gelir Vergisi Yasası&#8217;nın yürürlükten kaldırılmış bulunan 76. maddesi uyarınca belirlenmekte olup, bu oran her yıl Maliye Bakanlığı tarafından açıklanmaktadır. 2008 yılında elde edilen bu tür gelirler için indirim oranı 64.9 olarak belirlenmiş olup, 270 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğ ile açıklanmıştır.<br />
Bu bilgiler ışığında 2008 yılında elde etmiş bulunduğunuz devlet tahvili faizinin yüzde 64,9&#8242;u enflasyon payı olarak hesaplanacak olup bu miktar (120.000 x 0.649 =) 77.880 TL&#8217;dir. Bu miktarın elde etmiş bulunduğunuz 120.000 TL faiz gelirinden indirilmesi ile sizin beyana tabi faiz geliriniz (120.000 77.880 =) 42.120 TL olarak hesaplanmaktadır. Bu miktarın 19.800 TL&#8217;yi aşması nedeniyle beyan etmeniz gerekecektir.<br />
Diğer yandan 2008 yılında elde etmiş bulunduğunuz konut kira geliriniz için götürü gider esasını kabul etmeniz nedeniyle bu miktarın yüzde 25&#8242;i olan (48.000 x 0.25 =) 12.000 TL olup bu miktarı brüt kira gelirinizden düşmeniz gerekmektedir. Buna göre beyana tabi gayrimenkul sermaye iradınız (48.000- 12.000= ) 36.000 TL&#8217;dir.<br />
Bu hesaplamalara göre 2008 yılında beyana tabi geliriniz toplamı (42.120 + 36.000 =) 78.120 TL&#8217;dir.<br />
2008 yılı için geçerli olan gelir vergisi oranlarına göre sizin ödeyeceğiniz gelir vergisi miktarı 21.990 TL&#8217;dir. Bu hesaplama uyarınca söz konusu verginin yarısını (21.990/ 2 =) 10.995 TL&#8217;sini mart ayı sonuna kadar, diğer yarısı olan 10.995 TL&#8217;yi de temmuz ayı sonuna kadar ödememiz gerekmektedir.<br />
Gelir Vergisi Beyannamesi ise 25 Mart Çarşamba günü mesai saati bitimine kadar ilgili vergi dairesine verilecektir.</p>
<p><strong> MÜTEAHHİTLERE HAK EDİŞLERİN ÖDENMESİ</strong></p>
<p><strong> SORU:</strong> Yıllara sari inşaat işi yapmaktayız. Bize verilen projeye uygun olarak inşaatı tamamladık. Son hak edişimizi idareye verdik. Son hak ediş idare tarafından geçtiğimiz ay sonunda 31.12.2008 tarihi itibariyle imzaladı. İdare bizden geçen hafta ödeme yapmak için 31.12.2008 tarihli fatura istedi. Biz bu durum karşısında itiraz ettik. Ancak idare bu durumda bize istihkakımızı ödemeyeceğini bildirdi.<br />
Bu durumda bizim yapmamız gereken nedir? Geçmişe yönelik fatura düzenleyebilir miyiz?<br />
<strong> YANIT: </strong>Yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerinde hak edişler tasdik edilene kadar üzerlerinde yapılması muhtemel düzeltmeler nedeniyle kesinlik kazanmamaktadır. Bu nedenle uygulamada hak edişlerin kesinleşmesi ile birlikte kesinleşen miktar üzerinden fatura düzenlenmektedir.<br />
İdarenin 31.12.2008 tarihi itibariyle sizden fatura istemesi hukuki açıdan doğru ve kabul edilebilir bir istem değildir. Gerçekte sorunuzun içeriğinden de anlaşılacağı üzere idareye istihkak (hak edişi) veriş tarihinizin 2008 yılının kasım ayı içerisindedir. Bu durumda idare istihkakı gecikmiş olarak onaylanmaktadır.<br />
Söz konusu istihkak için faturayı 31.12.2008 tarihi itibariyle düzenlemeniz halinde, fatura üzerinde göstereceğiniz katma değer vergisini de indirim konusu yapmanız zorlaşacaktır.<br />
Bize göre idarenin sizden 31.12.2008 tarihi itibariyle yapmış olduğu istemi yazılı talep etmeniz, almış olduğunuz bu yazıyı Vergi Dairesi Başkanlığına ileterek görüş isteyip, bu görüş doğrultusunda hareket etmeniz gerekmektedir.<br />
Diğer yandan konuyu sizden 31.12.2008 tarihli fatura isteyen kuruluşla yazışmaya girmeden önce de özet halinde ve yazılı olarak bulunduğunuz il Vergi Dairesi Başkanlığına bildirerek görüş istemek suretiyle alacağız yanıtı iş ilişkisinde bulunduğunuz idareye ileterek de çözüm arayabilirsiniz.</p>
<p><strong> YARGI KARARLARINDA</strong></p>
<p><strong> GAYRİMENKUL SERMAYE İRADI</strong><br />
Danıştay 4.Dairesi E.1999/6077 K.2000/2632 T.8.6.2000<br />
Davacı adına, 1994 yılında kira geliri elde ettiği halde beyan etmediği ileri sürülerek tarhiyat yapılmışsa da; Davacının 1992 yılı için 7 adet işyerinden kira geliri elde ettiğini beyan etmiş ancak ilgili yılda kira geliri olmadığını iddia etmesi karşısında, davacının ilgili yılda işyerlerinin kirada olduğu ve bu işyerlerinden kira geliri elde ettiği yolunda yapılmış bir tespit bulunmadan, sadece 1992 yılında kira geliri elde edilen işyerlerinin ilgili yılda da kirada olduğu ve kira geliri elde edildiği varsayımıyla tarhiyat yapılamaz. GVK&#8217;nun 70. maddesine göre gayrimenkul sermaye iradının beyanı için elde etmenin şart olması, söz konusu işyerlerinin mülkiyetinin ilgili yılda davacıda olmasının mutlaka bu işyerlerinden kira geliri elde ediliyor olduğu sonucunu doğurmaması ve davalı idarece 7.12.1998 günü yapılan tespitte de davacının ilgili yıllarda söz konusu işyerlerinden kira geliri elde etmediğinin saptanmış olması sebepleriyle, somut tespit yapılmadan varsayıma dayalı olarak yapılan tarhiyatta isabet yoktur.</p>
<p>Danıştay 4. Dairesi E.1999/221 K.1999/4189 T.22.11.1999<br />
Davacının ortağı olduğu şirketin kullanımına bedelsiz olarak bıraktığı gayrimenkulden dolayı emsal kira bedeli esasına göre gayrimenkul sermaye iradı beyanında bulunmadığı ileri sürülerek cezalı tarhiyat yapılmışsa da; GVK&#8217;nun 70. maddesine göre vergilendirmede &#8220;elde etme&#8221; esasının kabul edilmesi karşısında, davacının ortağı olduğu şirketin kullanımına bıraktığı gayrimenkulden kira geliri elde etmediği açık olup, vergiyi doğuran olay vuku bulmadığından, gayrimenkul sermaye iradı mükellefiyetinin söz konusu olamayacak olması ve şirketin kullanımına bırakılan gayrimenkul için kira ödemesinde bulunulması halinde, bu ödemeden tevkifat yaparak muhtasar beyanname ile bildirme yükümlülüğü şirkete ait olacağı gibi şirket adına anılan gayrimenkul ile ilgili kira ödemelerinden dolayı kesilen vergilere ilişkin muhtasar beyannamenin verilmediği belirtilerek yapılan tarhiyatın, kira ödemelerinde bulunulduğunun saptanmadığı gerekçesiyle kaldırılmış olmasının ve şirketin kira ödemesine ilişkin herhangi bir gider kaydının bulunmamasının davacının gayrimenkul sermaye iradı elde etmediğini göstermesi sebepleriyle, davacı adına yapılan tarhiyatta yasal isabet yoktur.</p>
<p>Danıştay 9. Dairesi E.1998/528 K.1998/5052 T.22.12.1998<br />
Aracını kiraya vererek nakliyecilik faaliyetinden dolayı işini terk eden yükümlü adına ilgili döneme ait KDV Beyannamesini vermediğinden bahisle cezalı KDV tarhiyatı yapılmışsa da; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu&#8217;nun 37. mad. her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu, 70/8. maddesinde her türlü motorlu araçların kiraya verilmesinden elde edilen iratların gayrimenkul sermaye iradı sayıldığı, ancak kiraya verilen motorlu araçların ticari işletmeye dahil bulunması halinde, bunların iratlarının ticari kazancın tespitine ilişkin hükümlere göre hesaplanacağı belirtilmiş olup, nakliyecilik faaliyetinde bulunan yükümlünün vergi dairesine kamyonunu nakliye firmasına kiraya verdiği ve ticari faaliyetine son vermek suretiyle işini terk ettiğini bildirdiğinin anlaşıldığı olayda, buna göre yükümlünün nakliye firmasına kiraya verdiği aracında şoför olarak çalışmasının işin terk edilmediği ya da ticari faaliyetin devam ettiği şeklinde düşünülemeyecek olması sebebiyle, davacı adına yapılan tarhiyatta yasal isabet yoktur.</p>
<p><strong> ÖZELGELERDE</strong></p>
<p>GELİRİN YILLIK BEYANI<br />
1. Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı&#8217;nın 9.5.2007 tarih ve 2145 sayılı özelgesi;<br />
&#8220;GVK&#8217;nın 86. maddesi ve 16 seri no&#8217;lu GVK Genel Tebliğ açıklamaları gereğince, tam mükellef gerçek kişilerin tevkif yoluyla vergilendirilmiş, tek işverenden almış oldukları ücretler için gelir vergisi beyannamesi verilmez. Bununla beraber, birden fazla işverenden ücret elde edilmesi halinde, birden sonraki işverenden alınan ücretlerin toplamının GVK&#8217;nın 103. maddesinde belirtilen gelir vergisi tarifesinin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşması halinde birinci işverenden alınan da dâhil olmak üzere ücret gelirinin tamamının beyanı gerekir.&#8221;</p>
<p>2. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı&#8217;nın 20.6.2008 tarih ve 13645 sayılı özelgesi;<br />
&#8220;GVK&#8217;nın 89/2. maddesinde, beyan edilen gelirin % 10&#8242;unu aşmayan,, Türkiye&#8217;de yapılan ve gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınan belgelerle tevsik edilen, mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamalarının gelir vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabileceği düzenlenmiştir. Bu hüküm gereğince, çocuğunuzun evden okula gidiş gelişi için servis şirketine ödenen paraların eğitim harcaması olarak kabul edilip beyan edeceğiniz gelirin %10 luk kısmını aşmamak ve belgelendirmek (gelir ve kurumlar vergisine tabi gerçek ve tüzel kişilerden alınan belgelerin olması) şartıyla yıllık beyanname ile bildireceğiniz gelirden indirmeniz olanaklıdır.&#8221;</p>
<p>3. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı&#8217;nın 20.3.2008 tarih ve 4964 sayılı özelgesi;<br />
&#8220;1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu&#8217;nun 49/3. maddesinde, kanun kapsamında belirtilen kesenek ve primlerin tümünün, yıl içinde ödenmek kaydıyla vergi uygulamasında gider olarak gösterilebileceği düzenlenmiştir. 110 seri no&#8217;lu GVK Genel Tebliğinde konuya ilişkin olarak; bu hükme atıfla, ödenen giriş keseneği ve primlerin, teşebbüs sahipleri tarafından hesaplara gider olarak yazılması gerekmekte ise de, söz konusu Bağ-Kur giriş keseneği ve primlerinin doğrudan doğruya kayıtlara gider olarak intikal ettirilmesi halinde, özellikle ortaklıklarda, her bir ortağın ortaklıktaki kâr payının her zaman eşit olmayacağı; ödenecek giriş keseneği ve primlerin seçilen aylık gelir basamağına göre değişebileceği ve bu nedenlerle de safi ticari kazancın tespitinde bazı güçlükler ve sakıncalar doğabileceği ifade edilmiştir. Bu sebeple, Tebliğ&#8217;de söz konusu ödemelerin indirimleri konusunda kazanç türleri itibariyle ayrı ayrı açıklamalarda bulunulmuştur. Bu açıklamalara göre, kira gelirinin dışında limited şirket ortağı olan ve iki şirketten Yönetim Kurulu üyesi olarak ücret geliri elde eden mükellefin, 2007 yılı içinde ödemiş olduğu Bağ-Kur primlerini yıllık gelir vergisi beyannamesinde sadece serbest meslek kazancından veya ticari kazançtan indirmesi mümkündür. Bu ödemelerin gayrimenkul sermaye iradı ve ücret gelirleri için verilecek yıllık beyannamede indirim konusu yapılması mümkün değildir.&#8221;</p>
<p>4. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı&#8217;nın 14.3.2008 tarih ve 4476 sayılı özelgesi;<br />
&#8220;GVK&#8217;nın 89. maddesinde geçen beyan edilecek gelir ifadesinden, yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan indirimler ve geçmiş yıl zararları toplamından önceki tutarın (yıllık gelir vergisi beyannamesinin 26 numaralı sütunu olan kâr sütununun) anlaşılması ve söz konusu maddenin 2. fıkrası uyarınca indirim konusu yapılacak eğitim ve sağlık harcamaları tutarının da bu tutarın %10&#8242;unu aşmayacak şekilde dikkate alınması gerekmektedir. Söz konusu %10 sınırının tespitinde asgarî ücretin yıllık tutarını aşmaması gibi bir şartta aranılmamaktadır.&#8221;</p>
<p>5. İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı&#8217;nın 17.9.2008 tarih ve 7748 sayılı özelgesi;<br />
&#8220;GVK&#8217;nın 89/2. maddesinde yer alan indirim mükellefin kendisine, eşine ve küçük çocuklarına ait eğitim ve sağlık giderlerini kapsamaktadır. Vasilik görevi ise Türk Medeni Kanunun 403, 448 ve 454. maddelerinde, vesayet altındaki küçüğü ve onun sahip olduğu malvarlığı ile ilgili menfaatleri korumak, bütün kişisel işlerinde ona yardım etmek ve hukukî işlemlerde de onu temsil etmek olarak tanımlanmıştır. Bu sebeple serbest meslek erbabının, vasisi olduğu torununa ait eğitim ve sağlık giderleri için Gelir Vergisi Kanunu&#8217;nun 89/2&#8242;nci maddesinde yer alan indirimden yararlanması mümkün değildir.&#8221;</p>
<img src="http://www.muhasip.net/?ak_action=api_record_view&id=176&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhasip.net/cekler-tarihinden-once-bozdurulamayacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aftan yararlanmış memurlar için son 20 gün</title>
		<link>http://www.muhasip.net/aftan-yararlanmis-memurlar-icin-son-20-gun/</link>
		<comments>http://www.muhasip.net/aftan-yararlanmis-memurlar-icin-son-20-gun/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2009 10:10:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[memur affı]]></category>
		<category><![CDATA[ssk borçlanması]]></category>
		<category><![CDATA[ssk prim günü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhasip.net/?p=161</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Sadettin Bey, ben memurluktan çıkarıldıktan sonra 5525 sayılı Kanun&#8217;la af kapsamında geri döndüm.
Bildiğim kadarıyla son sosyal güvenlik yasasıyla bizlere boşta geçen süreleri borçlanma imkanı verildi. Benim 2 yıl 8 ay 10 günüm boşta geçti. Ancak bu sürenin yaklaşık 1 yılını SSK&#8217;lı çalışarak geçirdim. Şimdi bu süreyi borçlanmak istiyorum. Acaba bu süre için ödeyeceğim toplam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru:</strong> Sadettin Bey, ben memurluktan çıkarıldıktan sonra 5525 sayılı Kanun&#8217;la af kapsamında geri döndüm.<br />
Bildiğim kadarıyla son sosyal güvenlik yasasıyla bizlere boşta geçen süreleri borçlanma imkanı verildi. Benim 2 yıl 8 ay 10 günüm boşta geçti. Ancak bu sürenin yaklaşık 1 yılını SSK&#8217;lı çalışarak geçirdim. Şimdi bu süreyi borçlanmak istiyorum. Acaba bu süre için ödeyeceğim toplam borçlanma bedeli ne olur ve ne zamana kadar müracaat etmem gerekiyor? SSK&#8217;lı çalıştığım günleri de tekrar borçlanarak memuriyete saydırma imkanım var mı?</p>
<p><strong>Cevap: </strong>Değerli okurum, sizin de belirttiğiniz gibi 5510 sayılı SSGSS Kanununun Geçici 4. maddesiyle sizin durumunuzdaki memurlara, boşta geçen süreleri borçlanma imkanı getirildi. Bu imkandan yararlanma şartları ile uygulamanın esasları şöyle;<span id="more-161"></span></p>
<p>·           Memuriyetiniz 23/4/1999 tarihi ile 14/2/2005 tarihleri arasında sona ermiş olmalı,</p>
<p>·           22/6/2006 tarihli ve 5525 sayılı Kanun kapsamındaki afla memuriyete dönmüş olmalısınız,</p>
<p>·           1 Ekim 2008&#8242;den itibaren 6 ay içinde yani 31 Mart 2009&#8242;a kadar borçlanmak için müracaat etmiş olmalısınız,</p>
<p>·           Görevden ayrıldığınız ve göreve geri başladığınız tarihler arasında, borçlanmak istediğiniz sürede adınıza herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna prim veya kesenek ödenmemiş olmalı,</p>
<p>·           Görevden ayrıldığınız derece ve kademe dikkate alınarak hesaplanacak olan borçlanma tutarını, borcun tebliğinden itibaren 2 yıl içinde eşit taksitler halinde ödemeniz gerekiyor.</p>
<p>Burada saydığımız hususlar bir anlamda sorunuzun da cevabı mahiyetinde. Örneğin SSK&#8217;lı çalışmalarımı borçlanarak memuriyete saydırabilir miyim demişsiniz. Oysa yukarıdaki maddelerden 4. madde gereği, böyle bir imkanınız yok. Zira siz sadece boşta geçen süreleri borçlanabileceksiniz. Öte yandan borçlanma bedeli, sizin memuriyetten ayrılırken bulunduğunuz derece ve kademeye bağlı olarak değişiyor. Bu konuda bilgi yazmadığınız için herhangi bir hesap yapmamız mümkün değil. Fakat sizin için bunlardan daha da önemlisi, elinizi çabuk tutmanız ve 31 Mart 2009&#8242;a kadar borçlanma başvurusunu mutlaka yapmanızdır.</p>
<p><strong>Teyzeme dul aylığı bağlanabilir mi?</strong></p>
<p><strong>Soru:</strong> Sadettin Bey, eniştem 6.2.1993 yılında vefat etti. Teyzeme eşinden dolayı aylık bağlanabilir mi? Eniştemin 444 gün ödenmiş SSK prim günü var. 20 ay da askerliği var fakat henüz borçlanılmamış. Teyzem askerlik süresini borçlanırsa sigortadan aylık bağlanabilir mi? S.Ahmet Karataş</p>
<p><strong>Cevap:</strong> Değerli okurum, 1 Ekim 2008 itibariyle yürürlüğe giren yeni SGK kapsamında teyzenize  ölüm (dul) aylığı bağlanması mümkün değil. Fakat enişteniz 2008 yılından çok önce (1993) vefat ettiği için, SGK&#8217;nın 2008-96 sayılı genelgesi gereği dul aylığı açısından eski mevzuat uygulanacak. Böylece teyzeniz de dul aylığına kavuşmuş olacak. Şöyle ki; 18 Ekim 2006 tarihi itibariyle SSK&#8217;da dul ve yetim aylıklarının bağlanmasında şartlar kolaylaştırıldı. Bu anlamda teyzenize aylık bağlanabilmesi için enişteniz adına ödenmiş en az 900 gün prim gerekiyor. Askerlik süresinin borçlanılması durumunda eniştenizin toplam 1044 gün primi bulunuyor. Teyzenizin yapması gereken öncelikle askerlik süresini borçlanarak ödemek. Bunun akabinde SGK&#8217;ya ölüm aylığı talep dilekçesi verecek ve kendisine aylık bağlanacak.</p>
<p>1 Ekim 2008 tarihi itibariyle SSK&#8217;lılar için dul ve yetim aylığında, eksik günleri borçlanarak tamamlama imkanı kaldırıldı. Enişteniz 1 Ekim 2008 tarihinden sonra vefat etseydi, teyzeniz, eşinin askerlik süresini borçlanarak 900 günü tamamlayamayacak, dolayısıyla dul aylığını da alamayacaktı.</p>
<p><strong>Hangi statüden emekli olurum?</strong></p>
<p><strong>Soru:</strong> 05.05.1963 doğumluyum. SSK işe başlangıç tarihim 17.11.1987 ve bu tarihten 1.12.2003 tarihine kadar SSK günüm 5255 gündür. 01.01.2004-31.08.2008 tarihleri arası Bağ-Kur hizmet sürem 4 yıl 8 aydır. Tekrar 20.09.2008 tarihinde SSK&#8217;lı olarak çalışmaya başladım. Ne zamana kadar çalışmalıyım emekli olmak için? Şimdi çıkışımı yapsam emeklilik yaşımı bekleyip SSK&#8217;dan mı emekli olurum Bağ-Kur&#8217;dan mı? Mustafa Akgül</p>
<p><strong>Cevap: </strong>Değerli okurum, 1 Ekim 2008 tarihinden önce sosyal güvenlik kapsamına girenler, emeklilikte son 7 yıl kuralına tabidir. Yani sizin de dahil olduğunuz bu grup çalışanların hangi statüden emekli olacakları belirlenirken, son 7 yıl içinde en fazla hangi kuruma tabi çalıştıklarına bakılır. Bu anlamda siz son 7 yılda en fazla Bağ-Kur statüsünde çalıştığınız için (4 yıl 8 ay) şuan emeklilikte eski Bağ-Kur şartlarına tabisiniz. Bu durumunuzda bir değişiklik olmazsa, emeklilik için en az 9000 günü doldurmanız gerekir. Eğer 20.09.2008 tarihinde başlatmış olduğunuz SSK&#8217;lı çalışmanızı 42 ay devam ettirirseniz bu kez SSK&#8217;lı statüsüne geçersiniz ve 50 yaşınızı tamamladığınız 5.5.2013 tarihinde emekli olursunuz.</p>
<img src="http://www.muhasip.net/?ak_action=api_record_view&id=161&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhasip.net/aftan-yararlanmis-memurlar-icin-son-20-gun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ekonomik kriz, bütçe ve kümesteki sektörler</title>
		<link>http://www.muhasip.net/ekonomik-kriz-butce-ve-kumesteki-sektorler/</link>
		<comments>http://www.muhasip.net/ekonomik-kriz-butce-ve-kumesteki-sektorler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Oct 2008 08:50:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[dünyadaki kriz]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik kriz]]></category>
		<category><![CDATA[israf]]></category>
		<category><![CDATA[maliye]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhasip.net/?p=17</guid>
		<description><![CDATA[DÜNYADA büyük bir krizin yaşandığı şu günlerde, Türkiye&#8217;de de alarm zilleri çalarken, 2009 yılı bütçesi ile ilgili çalışmalar da son aşamaya geldi.
17 Ekim akşamına kadar Meclis&#8217;e sunulması gereken 2009 bütçesi, sıkıntılı bir dönemde, son şeklini alıyor.

KÜMESTEKİ SEKTÖRLER
2009 yılında da bütçenin en önemli gelir kalemini vergiler oluşturacak. Toplanması öngörülen gelirlerin, yaklaşık yüzde 85&#8242;i vergi gelirleri olacağı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>DÜNYADA büyük bir krizin yaşandığı şu günlerde, Türkiye&#8217;de de alarm zilleri çalarken, 2009 yılı bütçesi ile ilgili çalışmalar da son aşamaya geldi.</p>
<p>17 Ekim akşamına kadar Meclis&#8217;e sunulması gereken 2009 bütçesi, sıkıntılı bir dönemde, son şeklini alıyor.<br />
<span id="more-17"></span><br />
<strong>KÜMESTEKİ SEKTÖRLER</strong></p>
<p>2009 yılında da bütçenin en önemli gelir kalemini vergiler oluşturacak. Toplanması öngörülen gelirlerin, yaklaşık yüzde 85&#8242;i vergi gelirleri olacağı için, 2009 vergileri önem taşıyor.</p>
<p>Bu aşamada &#8220;kümesteki sektörler&#8221; diyebileceğimiz, yüksek oranlı vergilerin uygulandığı; otomotiv, iletişim, alkollü içkiler ve akaryakıt sektörleri ile ilgili, bazı endişeler yaşanıyor.</p>
<p><strong>BEKLENTİLER VE GERÇEKLER</strong></p>
<p>Fransızların &#8220;Fazla vergi, vergiyi öldürür&#8221; sözü özellikle kriz döneminde çok geçerli. Bazı sektörlerde (örneğin otomotiv ve iletişimde) durgunluk yaşanması, bazılarında da (örneğin alkollü içkiler ve akaryakıtta) kayıtdışılığın körüklenmesi sonucunu doğurabilecek.</p>
<p>Tablo-I&#8217;de de gösterildiği gibi, otomobil alımında ödenen vergiler bakımından, dünya rekoru Türkiye&#8217;de!..</p>
<p>Türkiye&#8217;de, yüzde 117&#8242;yi bulabilen vergiler, AB ülkelerinde ortalama yüzde 21&#8230;</p>
<p>İletişim sektöründe, özellikle cep telefonu ile haberleşmede, dünya rekoru Türkiye&#8217;de!..</p>
<p>Türkiye&#8217;de asgari yüzde 58 olan vergi ve benzeri ödemeler, gelişmekte olan 50 ülkede ortalama yüzde 17.1. Avrupa Birliği üyesi ülkelerde de vergi ortalaması, yüzde 21. Tablo-II&#8217;den de fark edileceği gibi, Türkiye&#8217;den sonra Uganda, Brezilya ve Zambia geliyor.</p>
<p>Bu sektörlerin, yaşanan ve 2009&#8242;da sertleşmesi beklenen kriz ortamında, olası bir vergi artırımına tahammülü olmadığı gibi, indirim yapılması, otomobil talebinde ve cep telefonu kullanımında olumlu etki yaratabilir. London Business School Öğretim Üyesi Prof.Dr. Leonard Waverman&#8217;ın önceki gün açıklanan araştırmasına göre; mobil iletişimdeki vergi yükünün azaltılması ile birlikte, artacak kullanım oranı, Türkiye ekonomisine 1.1 milyar dolar ilave değer yaratabilecek.</p>
<p><strong>AKARKAYIT VE ALKOLLÜ İÇKİ</strong></p>
<p>Gerek fiyatı gerekse alınan vergiler yönünden, akaryakıtta dünya rekoru Türkiye&#8217;de&#8230; Sigara ve alkollü içkilerden de Türkiye&#8217;de AB ortalamasının üzerinde vergi alınıyor.</p>
<p><strong>Yüksek vergiler, kayıtdışılığın önemli nedeni.</strong></p>
<p>2008 yılı başlarında, sofra şarabındaki ÖTV oranının indirilmesi, yüzde 70 civarındaki kayıtdışılığı aşağı çekti ve ÖTV gelirlerini de artırdı.</p>
<p>Küresel krizin, Türkiye&#8217;de de ciddi anlamda hissedildiği ve giderek artacağı önümüzdeki dönemde, gelir artışı yaratmak için kümesteki sektörlerin dünya rekoru vergilerini aşağı çekmek suretiyle, Başbakan&#8217;ın deyimiyle &#8220;sürümden kazanarak&#8221; gelirleri artırmak düşünülmeli&#8230;</p>
<p><strong>TABLI &#8211; I VERGİLERİ<br />
TÜRKİYE&#8217;DE VE BAZI ÜLKELERDE OTOMOBİL ALIM</strong></p>
<table border="2" cellspacing="1" cellpadding="1" width="50%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td> </td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-align: center;" align="center"><span style="font-size: xx-small;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Türkiye</span></strong></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-align: center;" align="center"><span style="font-size: xx-small;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">İsveç</span></strong></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-align: center;" align="center"><span style="font-size: xx-small;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">İspanya</span></strong></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-align: center;" align="center"><span style="font-size: xx-small;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Belçika</span></strong></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-align: center;" align="center"><span style="font-size: xx-small;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Fransa</span></strong></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-align: center;" align="center"><span style="font-size: xx-small;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">İtalya</span></strong></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-align: center;" align="center"><span style="font-size: xx-small;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">İngiltere</span></strong></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-align: center;" align="center"><span style="font-size: xx-small;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">Almanya</span></strong></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 2.85pt; text-align: justify;"><span style="font-size: xx-small;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">ÖTV vs.</span></strong></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 2.85pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">% 37-84</span></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">% 0</span></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">% 7</span></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">% 1</span></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">% 1</span></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">% 0</span></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">% 0</span></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">% 0</span></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 2.85pt; text-align: justify;"><span style="font-size: xx-small;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">KDV</span></strong></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 2.85pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">% 18</span></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">%25</span></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">% 16</span></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">% 21</span></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">%19.6</span></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">% 20</span></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">% 17.5</span></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">% 19</span></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 2.85pt; text-align: justify;"><span style="font-size: xx-small;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;">TOPLAM</span></strong></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 2.85pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">% 61.6 &#8211; 117.1</span></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">% 25</span></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">% 23</span></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">% 22</span></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">%20.6</span></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">%20</span></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">% 17.5</span></span></p>
</td>
<td>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><span style="font-size: xx-small;">% 19</span></span></p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>TABLO-2  CEP TELEFONU KULLANIMINDAN EN ÇOK VERGİ ALINAN 4 ÜLKE</strong></p>
<p><img src="http://www.muhasip.net/wp-content/uploads/2008/10/cep-telefonu-vergi.bmp" alt="" title="cep-telefonu-vergi" class="aligncenter size-full wp-image-18" /></p>
<img src="http://www.muhasip.net/?ak_action=api_record_view&id=17&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhasip.net/ekonomik-kriz-butce-ve-kumesteki-sektorler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
