Vadeli çekte reeskont nasıl hesaplanacak


28 Åžubat tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan ve kamuoyunda Torba Kanun ÅŸeklinde ad bulan 5838 sayılı kanunla “çek”le ilgili olarak iki önemli deÄŸiÅŸiklik yapılmıştı. Önce bu deÄŸiÅŸikliklere kısaca bir bakalım.

Kanunla yapılan deÄŸiÅŸikliklerden birincisi, Ticaret Kanunu’nun “KeÅŸideci çekin kendisinin veya üçüncü bir kimsenin elinden rızası olmaksızın çıkmış olduÄŸu iddiasında ise muhatabı çeki ödemekten men edebilir” ÅŸeklindeki 711. maddesinin üçüncü fıkrasının yürürlükten kaldırılmasıdır.

5838 sayılı kanunla konumuza iliÅŸkin olarak yapılan ikinci düzenleme ise 3167 sayılı Çek Kanunu’na eklenen geçici maddedir. Bu yeni geçici maddeye göre “31.12.2009 tarihine kadar, üzerinde yazılı keÅŸide tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.”

Bu düzenlemelerin her ikisinin de yanılgınlığını, uygulamada sorunlara yol açacağını, Torba Kanun daha yasalaşma aşamasındayken 16 Şubat günlü Referans gazetesindeki köşe yazımızda yazmıştık.

Bu düzenlemelerden ilkinin sakıncası uygulamada, çeki veya boş çek defteri çalınanların müracaat edecek ve hızlı sonuç alacak yol bulamamaları şeklinde kendisini göstermiştir.

İkinci düzenleme ise yani ileri tarihle düzenlenmiş çeklerin üzerinde yazılı keşide tarihinden önce bankalara ibraz edilemeyecek olunması ise vergi hukukunda yeni bir soruna yol açmıştır.

Vergi Usul Kanunu’nun 285. maddesi borçların, deÄŸerleme tarihindeki (bilanço tarihinde ve geçici vergi dönemleri sonunda) kayıtlı deÄŸerleri ile dikkate alınacağını hükme baÄŸlarken aynı maddenin ikinci fıkrasında ise vadesi gelmemiÅŸ senede baÄŸlı borçların ise deÄŸerleme günündeki kıymeti ile nazara alınacağını hükme baÄŸlamıştır.

Kanunun 281. maddesinde de bu defa alacaklar için aynı yönde, paralel bir düzenleme yer almaktadır.

Maliye Bakanlığı, vadesi gelmemiş bonoya bağlı alacak ve borçların değerleme günündeki kıymetine indirgenerek, bir başka deyişle reeskonta tabi tutularak nazara alınmasını kabul ederken çekleri bu düzenlemelerden yararlandırtmamakta, bir başka deyişle çeklerin reeskonta tabi tutulmasını kabul etmemektedir.

Buna karşılık Sermaye Piyasası Mevzuatı’nda (TebliÄŸ Seri No: XI No: 1 md.26), poliçe ve çekler de dahil olmak üzere senetli alacak ve borçların reeskont iÅŸlemine tabi tutulması zorunlu kılınmış, vadeli çekler ile senet (bono) eÅŸdeÄŸer kambiyo senedi olarak kabul edilmiÅŸtir.

Maliye Bakanlığı’nın aktardığımız görüşü, kısaca, “çekin esas itibariyle bir ödeme aracı olduÄŸu, bu sebeple çeke vade konulamayacağı, çekin görüldüğünde ödeneceÄŸi, çeke vade konulsa da yazılmamış sayılacağı, çekin keÅŸide tarihinden önce ibrazı halinde dahi ibrazında ödeneceÄŸinin kanunda hükme baÄŸlandığı, çekin vade ve faiz kaydı taşımasının mümkün olmadığı, bu nedenlerle yasal düzenlemelerde vadeli çekin tanınmadığı ve çekin bu özellikleri dolayısıyla bonodan farklı nitelik taşıdığı” gerekçelerine dayanmaktadır.

Maliye Bakanlığı’nın görüşüne esas aldığı bu gerekçeler hukuken doÄŸrudur. Vadeli çek veya ileri tarihli çek, yasal dayanağı olmayan, sadece ticari uygulamada geliÅŸtirilmiÅŸ ve bir centilmenlik anlaÅŸması biçiminde yürüyen bir müessesedir.

Ancak bakanlığın dayandığı haklı görüş ve hukuki gerekçeler, 5838 sayılı kanunla 3167 sayılı kanuna eklenen ve metnini yukarıda aktardığımız geçici 2. madde karşısında, en azından 31.12.2009 tarihine kadar, bize göre geçerliliğini yitirmiştir.

Geçici 2. madde ile her şeyden önce, ileri tarihli çek düzenlenebileceği, bu ileri tarihin vade ile eşdeğer olduğu ve bu tarihten önce çek hamiline muhatap bankaca ödeme yapılamayacağı yasa düzeyinde hükme bağlanmıştır.

Yani, 5838 sayılı kanunla çeke vade gelmiÅŸ, çek “bonolaÅŸtırılmış”tır. Bu nedenle ileri tarihli olarak düzenlenmiÅŸ çeklerin, Vergi Usul Kanunu’nun reeskont konusundaki düzenlemeleri karşısında, artık senet olarak görülmesi ve ona göre iÅŸleme tabi tutulması gerekmektedir.

Zaten konuya Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesindeki, “vergiyi doÄŸuran olaya iliÅŸkin muamelelerin gerçek mahiyeti ile bir baÅŸka deyiÅŸle ekonomik öz ve gerçeklikleri ile dikkate alınmasını” emreden düzenleme uyarınca yaklaşılırsa iÅŸletme açısından vadeli çekle bono arasında hukuken ve ekonomik deÄŸeri haiz bir farkın kalmadığı, ileri tarihli çekin bankaya ibraz edilmemesinin artık centilmenlik deÄŸil, bonodaki vade anlayışına paralel ÅŸekilde yasa gereÄŸi olduÄŸu görülecektir.

Vadeli çekte reeskont yapılamaması, vergilemede ÅŸeklin deÄŸil özün esas alınması gerektiÄŸi kuralına ters düşmektedir (Åženol Turut, “5838 Sayılı Kanunla Çeklere Getirilen Vade Kısıtlamasının Yarattığı Vergi Avantajı”, Lebib Yalkın Dergisi, s: 64 sf: 131)

Aktardığımız nedenlerle ve 2009 yılının ilk geçici vergi döneminin sonunun gelmiÅŸ olması sebebiyle Maliye Bakanlığı’nın (Gelir İdaresi BaÅŸkanlığı’nın) görüşünü gözden geçirmesi ve bir sirkülerle uygulamayı yönlendirmesi yerinde olacaktır.

Popularity: 6% [?]

ilgililer: , , , , , , , ,   Yazarlar kategorisi altında yayımlandı.

“Vadeli çekte reeskont nasıl hesaplanacak” yazýsý için 1 Yorum

  1. Ali Ak Diyorki:

    Merhaba Arkadaşlar; Ekonomik dar boğaza giren esnaf çeklerinin yazılacağı zaman hapis yatacağını bildiğinden Son Çırpınışla Para bulma peşine düşmektedir. Ve Malesef tamamen daraldığıda kendi çeklerini kırdırdırımakta. Kırdırdığı çeklerle diğer çeklerini ödüyor, bir süre bu işi devam ettirerek kurtulma umuduyla borçlarına borç katarak finansçıları besliyor. (Benim Tanıdığım esnafın çoğu bir birlerine karşılıklı çek kesip kredi kulanıyorlar) Yeni Çek tasarısında da bu çek kıran finanslar korunmak istensede en çok zarar görecek olacak finans sektörleri olacak göreceksiniz. Çünki Vadeli çek yasalaştırdınız ve insanlara para basma yetkisi verdiniz hemde bir banknota istediği miktarı yazabilme yetkisi. Sayın kanun koyucular; Her yeri sanal parayla dolduracaksınız. Dikkat! Diyorum Dikkat! Merkez bankasından daha çok para basılacak sayenizde.
    Vede Hazırladığınız TuzaÄŸa çok daha fazla hapis yaptırınız ÅŸimdiden Hazırlıklı olun bari…

Yorumlamazmısınız ?

Yorum yapmak için Giriş yapmalısınız.